Karakter İnşaa Etmek…

Ülkede betondan inşaa edilen ne varsa makbul…

Yollar

Köprüler

Gökdelenler

Havaalanları

Bilumum beton mamülleri revaçta, kaba ve hoyratça yükselen yapılar hayatımızı adeta esir aldı. Estetik kaygısı hak getire. Şehirlerin bütüncül manzarası berbat mı berbat. Şehirlerimizin kendine ait bir kimliği olmadığı gibi mevcut dokusu da heba edilmekte…

Mühendislik alanım olmadığı için yapıların dayanıklılığı ve ömürleri konusunda bir şey diyemem. Değme betonarma binaların ömrünün 70-80 yıl olduğunu uzmanları söylüyor.

Herşeye rağmen büyük ve kompleks yapıları başarı ile inşâ eden mühendislerimiz var haklarını yemeyelim.

Ama üzülerek ifade edeyim ki, aynı başarıyı karakter inşâ etmek de gösteremedik.

Evet bir sorunumuz var!

Karakter sorunu!..

Maalesef toplumun bütün katmanlarında var bu problem…

Sosyal grup ayırımı yapmıyorum.

Her alanda “Karakterli” insan yetiştiremedik…

Dini bir argümandan bahsettiğim anlaşılmasın. Din her türlü inanç sistemleri insani değerleri “gıdası” hükmündedir.

Rica ederim! Annesinden sahtekar olarak doğan birisini duydunuz mu?

Ya da hırsız?

Dolandırıcı?

Katil?

Tecavüzcü?

Hiç kimse dünyaya bu şekilde gelmedi…

O halde ne yapmalı?

Kanaat-i acizanemce önce kendimizden başlayarak bir inşâ vetiresi yaşamalıyız…

İnşâ ve ihya…

Hayat bulamayan nasıl hayat versin ki?

Kendini inşâ edemeyen başkalarını nasıl inşâ etsin ki?